Demet!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

O yaz Demet`le yengemi çarşıda gördüm, alışveriş yapıyorlardı. Yanlarına geldim, selamlaştık. Demet`in yüzünde garip bir burukluk vardı. Sebebini biraz sonra anladım. Demet`e dünür gelmişlerdi ve aileye olumlu yanıt verilmişti ve söz kesilmişti. Oğlanı da aslında tanıyordum, ipe sapa gelmezin biriydi. Nasıl olmuş da Demet bu işe olur demişti, anlamıyordum. Yanlarından ayrıldım, eve geldim. Kafam hala karışıktı. Bir fırsatını bulup Demet`le konuşsa mıydım? Konuşmak sorun değil ama benim hayatımda Demet`in yeri neydi, işi çözemiyordum. O, bu benim hayatım derse ne derdim. Bu karışık duygularla baş başa kalmıştım. Bir taraftan da Demet`le yaşadığım olayların heyecanını taşıyordum. Hani bu ilk olma konusunda verilen söz, o anki bir heyecanın eseri miydi yoksa, bilemiyordum. Odamda düşüncelere dalmışken annem kapıyı açtı ve telefonda birinin benimle görüşmek istediğini söyledi. Telefona koştum, Demetti. Sana anlatacaklarım var, Leylaların evine gel diyordu. Leyla, ilkokuldan benim de arkadaşımdı, sonra o sınıfta kalınca ayrı sınıflara düşmüştük. Bir çırpıda yola koyuldum, Leyla`ların evinin bulunduğu sokağa girdim. Kapının önünde biraz gezindim, kapıyı vurmaya cesaret edemiyordum. O sırada bahçe kapısı açıldı, Leyla ile Demet içeri girmem için işaret ettiler. Leylaların evinin arkasında güzel bir bahçe vardı. Oraya geçtik. Orada duvarın kenarına yaslanmış bir sedir vardı, oturduk. Demet hemen lafa girdi: – Bugün duyduklarına şaşırdın mı dedi. – Evet, dedim, nasıl oldu bu iş? – Seninle yaşadıklarımızdan önce dahi bu oğlan evimizin önünde dolanır dururdu. Ben de onun bu ilgisine cevap vermezdim ama bir taraftan da hoşuma giderdi. Her gün bizim evi takip ederdi. Bir gün yine bizim eve gireni çıkanı takip etmiş, evde yalnız olduğumu iyice anlayınca bir plan kurup kapıya gelmiş. Kapıyı açtığımda bunu gördüm karşımda. Ablasının başının ağrıdığı, bir ağrı kesici olup olmadığını sordu. Ben de aspirin almak için mutfağa gittim. O sırada dış ataşehir escort bayan kapıyı örtmüş, içeri salona geçmiş. Onu salonda görünce şaşırdım. Orada bana ilanı aşk etti, beni sıkıştırdı. Sana verdiğim sözü tutamadım, artık onunla evlenmekten başka çarem yok,dedi.- Vay şerefsiz vay! diye bir ses ağzımdan ister istemez çıkmıştı. Leyla, sağmal inek bakışlarıyla bir kahkaha koyverdi.Bu kızcağız hep böyle bakardı aslında. Demet`e: – Şimdi sen istemeye istemeye evlenecek misin onunla dedim. Leyla lafa karıştı: – Aman zaten evlenmeyecek miydi, satlık kız işte. O almasa sen mi alacaksın bunu dedi. – Vay beyinsiz vay! İyi laf etti diye düşünüyordum ki: Demet:- Mecburum artık, yapacak bir şey yok dedi. – Pekala! dedim ve oradan sinirle ayrıldım.Kapıda Ağabeyimin arabasını gördüm…Aksiliğe bakın ki eve giderken yolda oğlanla karşılaştım ve ona sinirli sinirli baktım ama o da ne olduğunu anlayamamıştır herhalde. Hızlı adımlarla eve geldim. Kapını önünde ağabeyimin arabasını gördüm. İçeri girince ağabeyimle annem sohbet ediyorlardı. Ağabeyim beni görünce: – Bu ne surat koçum, dedi. Ben sinirle odama girdim. Aradan biraz zaman geçmişti ki ağabeyim odaya girdi, kapıyı kapadı. -Ne oldu sana, ne bu hal, dayak mı yedin yoksa dedi. -Dayak yemişten beter oldum, dedim. Ağabeyime Demet`in nasıl evlenmek zorunda kaldığını anlattım. Sonra, o gece evde yaşadıklarımızı anlattım. Ağabeyim o olağan tavırlarıyla: -Biliyorum lan hırbo, hepsini biliyorum, sen onu boş ver de, bilmediklerimi anlat dedi. – Nasıl yani, dedim. – Ulan Meral karısı, seni öve öve bitiremiyor, şöyle kardeşin var, ne terbiyeli, ne şeker, ne akıllı deyip duruyor, o gün ne oldu anlatsana kerata, dedi. Ben gülümsedim. -Bi şey olmadı diyebildim. -Sen onu benim külahıma anlat, ama şimdi boş ver… Bak Demet`e takma kafanı, buralarda kızlar erken evlenir, bilmez misin sanki… Sonra evlenmedi ki ne yapacak, oğlan evde kızı becermiş, sonra da dünür göndermiş, başka çare maltepe escort bayan var mı, dedi. Ben yine de hazmedemiyordum, ağabeyim bunu anlıyordu. -Takma kafana koçum, ağabeyine güven gerisini merak etme dedi. Yanağımdan sertçe bir makas aldı, etlerim kopuyor sandım, gözlerimden yaş geldi. Odadan çıkıp gitti. Aradan üç beş gün geçmişti ki ağabeyim beni almaya geldi. Hadi gezeceğiz diyordu. Arabaya bindik, sanki kasabada gezecek yer var da… Bir süre sonra evine yöneldi. Bana, “Koçum evde buzdolabında rakı var, al da bir yerde kafaları demleyelim” dedi. “Olur” dedim, yukarı çıktım, kapıyı açtım ki, odada Demet oturuyor. Şaşırdım, ne diyeceğimi bilemiyorum. Buzdolabına yöneldim, dolapta rakı falan yok. Cama yöneldim, pencereden ağabeyime sesleneyim istiyorum, pencereyi açtım ki, araba gitmiş.O zaman meseleyi anladım. Demetin yanına geldim. – Hayrola burada yalnız başına ne yapıyorsun dedim. O da sıkkındı. Ağabeyin dedi yutkunarak, bana, sana ne söz verdiysem tutmamı söyledi dedi.- Ulan bizim oğlan, diye geçirdim içimden. Ne söz verdiğimi biliyor mu ağabeyin, dedi. -Ne bileyim, dedim. Ben Demet`in bana bir sözü vardı diye kısaca bir laf etmiştim ama.. dedim. Bu sefer gülümsedi. -Biliyor, biliyor dedi. -Pekiyi bilse ne olacak dedim. -Eniştem çok iyi bir insan dedi, sen de öyle… Elini yanaklarıma uzattı. Ellerini öpmeye başladım. Özlemiştim onu, sözünü tam tutmuş sayılmasa da onu istiyordum. Onu soymak için sabırsızlanıyordum…Birbirimize adeta kenetlenmiştik, nefesimizi zor alıyorduk. Onun dudakları kanamıştı. Eliyle dudaklarını siliyor, bazen de yalıyordu. Onu soymak için sabırsızlanıyordum. Her tarafını görecektim gün ışığında. Anadan üryan hale getirdim. Bir süre seyrettim onu. Bir heykel gibi karşımda duruyordu. Sonra alelacele soyundum. Benimkinin maşallahı vardı. Emme basma tulumba gibi sallanıp duruyordu. Bu sefer vücutlarımız kavuştu birbirine. Her tarafını öpüp kokluyor, yalıyor, ısırıyordum. Kamışım, bir kadıköy escort bayan karnında, bir yüzünde dolanıp duruyordu ister istemez. Memelerini eme eme kızartmıştım. Adeta hıncımı alıyordum. O da bu duruma sesini çıkarmıyordu. Artık icraata başlamanın zamanı geldi diyerek geri çekildiğimde şeftalisinin bir yelpaze gibi açıldığını gördüm. Yelpazenin dudaklarında bir titreme vardı. Açılan kanatlarda içerisinin kızıllığı gözüküyordu. İşte o an çıldırdım. Üzerine çıktım, erkekliğimi sokabildiğim kadar sokmak istiyordum. O da acayip sesler çıkarmaya başlamıştı. Bir ara sese kulak veriyorum, bir köpek inlemesi gibi geliyor. Gülmek geliyor içimden ama gülemiyorum. Bir süre sonra onunki kayganlaşmaya başladı, arada bir de hala bal kutusundan ince ince kan sızıyor. İçimden iyi delememiş şerefsiz diye geçiriyorum. Birinci postaya çabuk ulaştım, inadına içine döktüm ne varsa. Sonra önüme aldım Demet`i dört ayakta düzmeye başladım. Dördüncü defa boşaldığımda havanın kararmakta olduğunu fark ederek telaşlandım. Giyindim, Demet`i bir kez daha öptüm. Bütün kızgınlığım geçmişti. O da mutluydu, yorgundu ama gülümsüyordu. Sen iyi birisin dedi bana. Ben kapıya yöneldim, yanaklarına dokundum ve evden ayrıldım. Aksilik bu ya kapıya çıkınca Meral Abla ile kocası evlerine girmek için içeriye girmezler mi? Kafamı önüme yıkıp yanlarından geçsem mi, merhaba mı desem, bilemiyorum. Yanlarından geçmek üzereydim ki Meral abla, “nasılsın” deyiverdi. “iyiyim” dedim ama ben de hal kalmadı.Meral abla, kocasına döndü, bu çok efendi bir çocuk biliyor musun dedi. Meral abla, kocasına anlatıyordu. Güya ben bir gün ağabeyime geldiğimde, Meral ablaya yardım etmişim, evdeki bazı gereksiz eşyaları dışarı taşımışım, yeni eşyaya yer açmışım, daha neler neler bir sürü yalan kıvırıyor. Kocası da beni tanıdığını, çok iyi bir insan olduğumu söylüyor. Sonra eve çağırıyorlar büyük bir minnettarlıkla. Kabul etmedim tabii ki. Meral Abla, büyük bir ısrarla söz veriyorum sana bir gün meyveli kek yapacağım, ağabeyine geleceğin zaman sana ikram edeceğim dedi. “Ne gerek var abla” dedim. Olsun sen bunu hak ettin dedi. İyi akşamlar dileyerek ayrıldım ama kalbim yerinden fırlayacak gibi. Apartmanın dış kapısı bana hürriyet meydanına açılan kapı gibi. Yaşasın özgürlük diye bağıracağım neredeyse.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın