EDEPSIZ YEĞENIM VE SIRLARI

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

EDEPSIZ YEĞENIM VE SIRLARI
Birkaç yıl önce, kocamın beni beklenmedik bir zamanda terk edip beni dünyada yalnız bırakmasından sonra koca çiftlikte yalnız kaldım ve işleri ben devam ettirmeye başladım. İstanbul’a yakın bir köyde oturuyorum yaşım kırk beş mali açıdan oldukça iyi durumdaydım. Kocamdan bu kalan çiftlikte sebze ve meyve yetiştiriyorum. Yanımda çalışan bir aile var ve evimin yanındaki ufak evde kalıyorlar. Ama yinede akşam olunca yalnız kalıyordum koca evde. Yalnız kalmak gerçekten çok zor hele de böyle ufacık köyde. Bende ki sorunlardan dolayı asla bir çocuğumuz olmadı. İtiraf etmeliyim ki çocuksuz hayat çok sessiz. O yaz yine depresyonda olduğum bir gün kız kardeşim Asiye ile temas kurdum. Burada yalnız olduğumu canımın sıkıldığını söyledim. Asiye de istersem okulların tatil oğlu Mehmet ile buraya yanıma gelebileceğini söyledi. Asiye bir şirkette yarım gün satış elemanı olarak çalışıyordu. Yaşadığımız köyden İstanbul’a ulaşım mevcuttu ve asiye işine gidip gelebilecekti. Sabah saat dokuz gibi gidip öğleden sonra üçte geliyordu. Ben ise gündüzleri genellikle bahçeleri dolanıp günlük işleri yapıyordum. Geriye kalan zamanda ise kız kardeşimle konuşup dertleşiyorduk. Mehmet ise bir harikulade bir çocuktu iyi huylu, mütevazı, sessiz tipti. Aslında etrafta bir erkeğin bulunması fikri hoşuma gidiyordu. Yardımsever ve önceden kocamın yapmış olduğu işlerinin küçük bir kısmını yapmaya çalışıyordu. Mehmet’in 16 yaşında ve davranışlarının değiştiğini fark ettim. Son zamanlarda Mehmet huysuz somurtkan ve üzüntülü idi. Ergenlik çağına girmişti ve bunlar ergenliğin işaretleri idi. Ev dışında daima günlük kıyafetlerimi giyiyordum ama ev içinde genellikle akşamları geceliğimle dolaşıyordum. Bunda bir sakınca görmüyordum. Kız kardeşim ve yeğenimdi benim. Ama aynı zamanda bunun yeğenim Mehmet tarafında hoş bir eğlence olacağı aklımdan geçmemişti. Bunu ne zaman kıyafet değiştirmek için yatak odama girsem esrarengiz biçimde yatak odamın dışında belirmeye başladığı zaman anladım. Bundan sonra daha dikkatli giyinmeye başladım. Ama beni röntgenlemesine yapabileceğim bir şey yoktu. Aslında olanları fazla önemsemedim. Aslında bir erkeğin gözlerini üzerime dikmesi hoşuma gitmişti. Akrabam olmasına bunun o yaşlardaki çocuklar için normal bir davranış olduğuna inanıyor ve yaptıklarının kötü bir şey olmadığına kendimi inandırmaya çalışıyordum. 16 yaşında bir gençti ve muhtemelen her gün mastürbasyon da yapıyordu. Ve benim de kuşkusuz oldukça pasif olarak da olsa bir rolüm vardı bunda. Bir öğleden sonra her gün eve geldiğim zamandan erken geldim. Eve girdiğim zaman yatak odasından geldiğini düşündüğüm hırıltılar duydum. Koridorda yürüdüğüm zaman Mehmet’in yatak odasının kapısının aralık olduğunu gördüm. Normalde kapıyı çalıp seslenmeliydim ama kapı tam kapalı değildi. Kapıyı itip biraz daha araladım ve kafamı içeri uzatıp eve geldiğimi seslendim. Belli ki beni beklemiyordu bu saatte. Mehmet’in gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi. Belki şaşkınlıktan belki de korkudan. Çırılçıplaktı. Özür dileyerek hemencecik kapıyı kapattım. Ama erkelik organının parladığını ve onu etrafındaki daha yeni çıkmaya başlayan ve karnına kadar kaplayan kıllarını gördüm. Biliyordum daha yeni mastürbasyon yapmış ve benim beklenmedik zamanda eve gelmem onun daha kendini temizlemesine fırtsa vermemişti. Kendi yatak odama girdim. Ama kafama takılmıştı eve girdiğim zaman ki duyduğum hırıltı. Odama girince iki şeyin farkına vardım. İlk olarak, açık bir şifoniyer çekmecesi ve yatağımın üzerinde yatılmış olduğu idi. Ama neden çekmece açıktı? İç çamaşırı çekmecem. Galiba, yeğenim etrafta araştırma yapmaktaydı. Kendi kendime gülümsedim. O yaştaki erkek çocuklar meraklı olurlar. Şöyle bir dolabı kontrolden sonra her şeyin yerli yerinde olduğunu gördüm. Bir dakika! Yeni daha az kullanılmış koyu pembe sutyen, külot ve kombinezonum orda olmadığını gördüm. Mehmet mi almıştı onları? Öyleyse, neden ve neredeydiler şimdi? O anda Mehmet’in koridorda olduğunu duydum. ‘ Mehmet, canım dışarıda sebzeler var onları içeri getir misin?’ Mahcup bakışlarla bana bakıp alelacele dışarı çıktı. Çok utandığını gözlerinden anlamıştım. Hemen odasına gittim hızlıca odasına bir göz attım. Ortalıkta bir şey yoktu. Bir yerlere sakladığını düşündüm ama nereye? Belki küçük dolaba? Belki de yatağın altına? Dizlerimin üzerine eğildim ellerimi uzatarak yatağın altına uzandım. Yatağın altını biraz kolaçan edince elime bir şeyler geldi. Evet bunlar bana aitti. Yatağın altından kombinezon ve sutyenimi çıkarttım ama külotum orada yoktu. Yeniden baktım ama yoklardı. Kombinezonuma yeniden bakınca önünde ıslaklık fark ettim. Aynı anda da külotum yere düştü. Kombinezonun içinde olmalıydı yere düşen pembe külotumu elime alınca onunda ön kısmının ıslak olduğunu anladım. Islaklık oldukça fazlaydı ve külotun nerdeyse tamamı Mehmet’in spermleri ile doluydu. Yeğenim mastürbasyon yaparken benim iç çamaşırlarımı giyiyordu. Kızmış olmama rağmen, genç kız gibi kıkırdamamı engelleyemedim. Mehmet’in benim çamaşırlarımı giymiş bir halde, zevkten nasıl inleyip ve nefes nefese kaldığı, heyecanla boşaldığını hayal etmeye çalıştım. Benim içinde sürpriz olmuştu. Uzun zamandan beri bir erkeğin spermini görmemiştim. Mehmet’in spermleri ile kirlenmiş külotumu burnuma yaklaştırdım ve yeğenimin spermlerinin keskin ve acı kokusunu içime çektim. Parmağımla dokunup spermlerini tattım. Biraz acı ve tuzlu fakat o kadar da kötü değildi. Benim de yaptıklarımdan dolayı utanç duymuş ve yüzüm kızarmış ama aynı zamanda bacaklarımın arasında heyecandan yanmaya başlamıştı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Daha sonra çamaşırlarımı yeniden yatağın altına koyup yatak odama döndüm. Kısa bir süre sonra yeğenimin geldiğini duydum. Aklımda şeytansı düşünceler vardı. ‘ kadın iç çamaşırlarından mı hoşlanıyor’ diye düşündüm.

Mavi bluzumun üstten iki düğmesini çözdüm. Göğüslerimin arasını ve dantelli sutyenimi görsün diye. Eteğimi de çıkarttım. Üzerimde giydiğim beyaz kombinezonumun vardı. Daha sonra mutfağa gittim yanına gittim. Beni öyle görünce ağzı açık kaldı. Gözlerini açıp kapatıyor bir göğüs aramdan görünen dantelli sutyenime bir giymiş olduğum beyaz kombinezonuma bakıyordu. Ağzı açık kalmıştı. Onun bu haline gülmemek için zor tutuyordum kendimi. Hiçbir şey yokmuş gibi davransam da merak ve korku içinde poşetteki sebzeleri boşaltmaya başladım. Oda diğer poşeti boşaltıyordu. Belli ki dikkatini başka bir şeye vermeye çalışıyordu. Ben onu aklını karıştırmaya çalışıyordum. Kazara elimdeki domateslerden birini yere düşürdüm ve davetkar bir şekilde kalçalarım ona gelecek şekilde domalarak yere düşen domatesi almaya çalıştım. Eminim giymiş olduğum beyaz saten kombinezonun altından beyaz külotum görünüyordu. Ona giydiğim beyaz kombinezonumla arkadan bir görüntü vermek istiyordum. Yeniden ayağa kalktım ve pantolonun önüne bakınca fark edilen bir şişkinliği fark ettim. İtiraf etmeliyim bu teşhircilik ve azdırma işinden oldukça hoşlanmaya başlamıştım. Onu mutfakta mümkün olduğunca tutmaya çalışıyordum tabi aşırıya kaçıp abartmadan. Birkaç kez eğilerek ona frikikler veriyordum. Ve sonunda bir kutu kola açarak yine kazara düşürdüm. Yer kola olmuştu. Dizlerimin üzerine çöktüm, beyaz kombinezonumu da mecburen kalçalarıma kadar çektim. Ona ban yardım edip çökmesini söyledim. Gözlerinin külotuma baktığını gördüm. Sırtımın ağrıdığını söyleyerek sandalyeye oturdum. Karşımda yere çömelmiş yüzü tam bel hizamda idi. Otururken özellikle kombinezonum belime kadar sıyrık oturmuştum. Şimdi külotumu bile görebilirdi. Ama Mehmet bu sırada yeri silmekle ilgilendi ama gözleri külotum ve kombinezonumdaydı ve o anda hissettiklerini saklama gereği bile duymuyordu. Yeri silmeyi bitirdikten sonra hemen mutfaktan dışarı çıktı ve kendi odasına gitti. Kapıyı kapattı. Kapalı kapının ardında ki odasında neler yaptığına şüphe yoktu. Kaymak gibi beyaz sıvıyı fışkırtan Mehmet’in sikinin resmi beynimde canlandı. Tanrım, uzun zaman olmuştu. Hoş kıpırtılar, tekrar başladılar. Zaman gelmişti. Ellerime karşı koyamadım ve külotumun altına doğru seyahat etmesi için elime müsaade ettim. Külotum amım sırılsıklamdı. Bir karar verdim. Sessiz ve hızlı adımlarla mehmet’in odasına doğru gittim. Kapalı kapıya yaklaşınca durdum ve dinlemeye başladım. Çok sessizdi. Sonra derin nefes çektim, kapıyı iterek odadan içeri girdim. Uzun ve hoş bir sessizlikti. Birbirimizin gözlerine bakıyorduk. Ağzını açtı ve hareket etti ama bir şey söylemedi. Mehmet benim külotumu ve sutyenimi giymişti. ‘kesinlikle sutyenin nasıl kullanılacağını biliyor’ diye düşündüm. Gözlerimi kıstım. Tamamen kalkmış ve dikili olan siki yumuşacık ve pembe naylon kumaşı geriyordu. Külotum tüldü ve altından siki görünüyordu. Sünnetini kim yaptıysa iyi yapmıştı. Yeğenimin oldukça güzel siki vardı. ‘umarım önemli bir şeyi yarıda kesmedim di mi tatlım?’ Durdu ve bana kuşkuyla baktı. “bana neden yapmam için izin vermiyorsun?’ sutyeni elleyerek dedim. ‘nasıl öğrendin sutyen giymeyi? Yoksa birkaç hoş kız mı öğretti’ ‘hayır’ dedi hırıltılı bir şekilde. ‘tamam, kendin bu işi iyi yaptığı düşünüyorsun. Annen bu olanları biliyor mu’ dedim. Sonunda bir tepki gösterdi. ‘lütfen anneme söyleme teyze. Söylemeyeceksin değil mi?’ – elbette hayır. Ama biliyorsun bunu annenden uzun zaman saklaman zor. Sanırım annenin çamaşırlarını da ödünç alıyorsun. – Hayır… aslında evet aldım ama seninkiler daha… belli ki ağzı beyninden önde gidiyordu. – Hadi bitir. Benimkiler daha… ne? – Daha güzel ve seksi… Ondan bu kelimeleri duymak beni şaşırtmıştı. Bunlar daha önce duymadığım kelimelerdi. Bana yağ çekiyordu benim çamaşırlarımı giymeyi annesininkilerden daha çok sevdiğini söyleyerek. Bende iltifatlarını kabul ettim. Sonra önünde eğildim. Yüzüm kalkmış sikini örten külotumdan biraz uzaktaydı. Mehmet sertliğini hala koruyor ve külotumun üzerinde ıslaklıklar görünmeye başlamıştı. Vücudu titremeye başlamıştı. – bazen bunlar bana da olur Mehmet. Bende kombinezonları severim. Yumuşacık ve tatlı. Seni anlıyorum. Mehmet utanarak gülümsedi. – şimdi kesinlikle enfes görünüyorsun. Cevap vermedi. Onu tatlılıkla ikna etmeliydim. – mastürbasyon yapıyorsun Mehmet, otuz bir demeliyim belki de değil mi? Dehşet bir ifadeyle bana baktı. Sesimi biraz daha yumuşatarak – bak ne yaptığını biliyorum ve Önemsemiyorum. Neden sana müdahele ettiğimi düşünüyorsun. Neden sana külot ve sütyenlerimi giydirmemi istemiyorsun. Ne planladığını biliyorum. Umarım beni hayal kırıklığına uğratmazsın. Uğratmayacaksın değil mi tatlım? – beni otuz bir çekerken seyretmek mi istiyorsun. – neden olmasın. Mehmet hadi göster bana. Yatağa oturdum ve yüzümü ona çevirdim. – hadi bana göster nasıl yaptığını bu aramızda bir sır olarak kalacak sadece sen ve ben bileceğiz. – Ne oldu tatlım ir sorun mu var? Diye sordum. – Bilmiyorum. Böyle olacağını düşünmemiştim. Kendimi daha önce böyle hiç hissetmemiştim. Ne olduğunu biliyordum. Siki tam kalkmış, benim tarafımdan azdırılmıştı. Ama yapamıyordu. – bakalım yapabileceğimiz bir şey var mı? Bluzumu çıkartmamı ister misin? Seksi sutyenimi görmek ister misin? Elleri titreyerek bluzumun düğmelerini çözdü. Bluzumun önünü açarak vucudumu onun görüşne sundum. Kızrmış ve zevkten büyümüş gögüs uçlarım gerilmiş naylon dantelli sutyenimin altından belli oluyordu. – Bu sutyenimi daha önce kullandın mı Mehmet? Başını sallayarak evet manasında onayladı. Sağ elini tuttum ve göğsümün üzerine koydum. İlk defa mı bir kadına böyle dokunuyorsun? Fısıldayarak – Evet… – Külotuma bakmaktan hoşlandın mı? Yeniden onlara bakmak istemez misin? – Evet teyzeciğim. Dizlerimin yere kollarımı yatağa dayadım ve önünde domaldım. İç eteğimi kalçalarıma kadar sıyırdım. Bacaklarımı yayarak bulunduğum durumun zevkini çıkardım. Külotumu görünce yüzü bayram etmişti. Birkaç saniye bakmasına izin verdim. Bembeyaz ipekli külotuma bakıyordu. beyaz ipekli külotumun altında saklı kıllarımı ve altında saklı amımı izliyordu. Amımın suları ile sırılsıklam olmuş ipek külotuma bakıyordu. – hadi tatlım yeniden dene Ellerini yeniden külotunun önüne götürdü. Ve külotun üzerinden kalkmış olan sikini okşamaya başladı. Ben ise iyice heyecanlanmıştım boşalmak üzereydim ama kendimi tutmalıydım. Şimid önemli olan oydu. Önce o zevk almalıydı. Nefes alıp vermesi hızlanmıştı ve gittikçe daha hızlı bir şekilde külotumun üzerinden sikini okşuyordu. Sırtımı dönüp doğruldum. Ona uzandım ve parmaklarımı külotun içine soktum. Kısık bir sesle – sikini görmek istiyorum. Külot ve iç eteğini aşağıya indirdim. Karşımda bir soğan gibi yuvarlak ve iri sikinin başını gördüm ve okşamaya başladım. Kalkmış siki kızgın, sıcak damarları kan dolu şişkin siki daha önce böyle kalkmamıştı eminim. Birden nefesini içine çektiğini gördüm. Ardından vücudu gerildi. Ve dudaklarında bir hırıltı döküldü. Ve bingo… dölleri bir yanardağın püskürmesi gibi zangır zangır fışkırmaya başladı. Sıcak, koyu yapışkan dölünü hemen sağ kaşımın üzerinde hissettim. Ardından ikinci kez fışkırttı. Bu sefer dölleri üst dudağıma isabet etmişti. Aşağıya doğru süzülürken dilimle döllerini yakaladım ve ağzıma aldım. Üçüncü boşalması ve ondan sonra gelen dölleri zerre zerreydi. Şimdi ilk boşalmasında kaşımın üzerine gelen döllerinin yanağıma doğru yavaşça süzüldüğünü hissedebiliyorum. Ellerimle yüzümde dolaştırdım ve döllerini yüzümün her tarafına yadım. Sonra parmaklarımda kalan döllerini yaladım. Kısa bir süre şaşkın ve mahcup bir şekilde sessiz kaldık. O anda ne yapacağımızı düşünüyorduk. Sessizliği bozan ben oldum – hadi tatlım git ve temizlen birazdan annen gelecek.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın